31 Aralık 2016 Cumartesi

Bir yetti artık banane yazısı!

Merhabalarr..
İçimi dökmeye geldimm. Yüzüp yüzüp kuyruğuna geldiğimiz bir dönemin daha sonuna geldik. Finaller kapıya tekrar dayandı. Ben de bir rahatlık sanki bana gelmedi. Çalışamıyorum!
Evettt çalışamıyorum. Sıkılıyorum bunalıyorum.  Zaten kısa ve verimsiz bir dönemdi. Üstüne bu yarı yıl tatili nereden bakarsanız 2 ayı buluyor! Resmen şehirden postalanıyoruz!

Neyse mesele bu değil.
 Başka bir şey. Bir süredir kötü olduğunu düşündüğüm bir huyumdan vazgeçmek için çaba sarf ediyorum. İnsanlarla iletişim! Asosyal olduğum zamanlara bakınca "vay bee daha mutluydum" diyorum. İnsanlarla iletişim kurup onlara değer verdiğini göstermek sanırım bana göre değil.
Çok zor kırılıyorum ama kırılınca da toparlayamıyorum.
Aniden dünyanın en mutsuz insanı ben oluyorum. Kırmamak için kırılmak gerekir. 

25 Aralık 2016 Pazar

#ANLAMAK#

Yaşım ilerledikçe daha çok anlıyorum

Ne büyük nimet olduğunu ah ey gün

Boş yere üzülmekte mana yok anlıyorum

Kadrini bilmek lazım artık her açan gülün

Şükretmek türküsüne daldaki her bülbülün

Yanmak da olsa artık aşk ile yaşıyorum


Cahit Sıtkı TARANCI








14 Aralık 2016 Çarşamba

Bakmak İster Misiniz?

Merhabalar..Bugün kaç saattir bilgisayar başındayım bilmiyorum. Aslında uzun zamandır böyleyim. İnternet alemine daldım mı beni çıkarabilene aşk olsun. Okula gitmeyi göze almayıp saatlerimi onun yerine bilgi edinebileceğim bir konu hakkında harcamaya karar verdim. Saatlerdir araştırma yapıyorum fakat hala istediğimi elde edebilmiş değilim. Burada bunu yazarken yüzümün aldığı hali az çok tahmin edebiliyorsunuzdur. Neyse emek olmadan zaten yemek olmaz. İşin birinci kuralı tabi ki sabır. İnternet ortamındaki bilgi kirliliğini göze alırsak fazla sabır gerekli. Konu hakkında yeterince bilgi sahibi olduğumu anladığım zaman blogta bir yazısını mutlaka paylaşmak istiyorum. Ama bugün başka bir şey göstermek istiyorum.Sevdiğim, tuhaf bulduğum internet sitelerini. Vakit mi öldürmek istiyosunuz devam edin. :)

12 Aralık 2016 Pazartesi

İyi mi Yapıyorum?

Uzun bir zamandır fazlasıyla umursamaz davrandım her şeye. Canımın istediğini yapıp istemediğim şeyin yüzüne dahi bakmadım. Yapmak istediğim şeyleri sırf kendim istiyorum diye yaptım. Hata yaptığımı fark ettiğim zamanlarda da dönüp ardıma bakıp düzeltmeye çalışmadım. Bu süre zarfında fark ettiğim bir şey var. insan umursamazken daha mutlu. İstesekte istemesekte yapmak zorunda olduğumuz çok şey var. Evde ailemize karşı, okulda öğretmenlere,dışarıda arkadaşlara...

11 Aralık 2016 Pazar

Blogum :)

Blog açmaya defalarca yeltendim. Açtım sildim, yazdım sildim. Bir türlü cesaretimi toplayamadım.
Bu kadar istediğim bir şeyi yapamamanın ne kadar can sıkıcı olduğunu tahmin edebiliyorsunuzdur.
Tam da  bugün aklımda hiçbir neden yokken blog'umu açtım ve yazıyorum. Sanırım bir şeyleri nedensiz yapmak daha güzel. Bu tıpkı şey gibi sevdiğin müziği zil sesi yapmamak ya da sevdiğin işi meslek haline getirmeden onu sevdiğin için yapmak. Sizi bilmiyorum ama ben kendim nedensiz olan şeyleri daha çok seviyorum. Güzel şeylerin nedeni olmasa da olur.
Daha anlatmak istediğim çok şey varken sadece bloğumun ilk yazısını burada kesiyorum. :)