29 Ocak 2017 Pazar

Sene 2012

Aklıma geldi birden. 
O zamanlar lise 2 öğrencisiyim. Yakın bir arkadaşımın öğretmeni ve arkadaşları eve ziyarete geleceklerdi. Arkadaşım beni de davet etti.
Hoca sınıftaki tüm kızları toplayıp gelmişti. Oturduk sohbet ettik konu konuyu açtı. Zaten o zamanlar oturup öğretmenlerle böyle rahat konuşmak inanılmaz güzel bir şey.

Bir süre sonra hoca -hoca diyorum çünkü ismini maalesef hatırlayamadım zaten kafamda silik bir anıdan ibaret bir şey dışında- "bundan 10 yıl sonra nerede olmak istersiniz ya da kendinizi nerede görüyorsunuz" diye sordu. Anı yaşayan insanlar için biraz zor bir soru. Ki ben hala anı yaşan bir insanım.

Ben bu soruya o zamanlar yabancı bir ülkede meslek sahibi, bir binanın 10. katında tek başına yaşayan sıradan bir isteği dile getirdim. Sıradan bir hayat. Hayattan hiçbir beklentisi olmayacak bir ben. Evlilik bile bu durumda belki sırf evlenmek için olacak. Kim bilir?




İşte o soruyu bana şimdi 2017'de sorsalar ben ne derdim?



Muhtemelen ilk olarak beton yığınları arasında 10. katta yaşayan biri değil bahçesi olan bir evde o bahçenin bakımıyla ilgilenen, onun dışında bir şirkette değil kendi sevdiği işin patronu olan ki ben çocukluğumdan beri tamirci olmayı her şeyden çok istedim. Üniversitede ona az uz yakın bir bölüm de okuyorum. Belki bu istediğim olur açarım ben de tamirci dükkanımı.

İşin özü o zamanlar çocuk aklımla ben nasıl böyle bir yerde gördüm kendimi bilmiyorum. 10 yılın 5 yılı arkada kaldı. Bunun 2 yılı daha okul sıralarında tükenecek. Okul sevmediğimden değil ama sizce de okul çok gereksiz değil mi? Açıkçası ben ömür tükettiğine inanıyorum.

Okulu bırakıp zengin olanlara da çok imreniyorum. Kim imrenmez ki? Bir Steve Jobs bir Mark Zuckerberg bir Nusr-et olmak.


Bunlar kaç para desenize?








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrinizi belirttiğiniz için teşekkürler!

Sevgilerimle.