26 Şubat 2017 Pazar

Bu Yayına Başlığı Siz Verin


Bir süre önce bir habere denk gelmiştim. Sokaklara bırakılan hayvan barınaklarıyla alakalı. Ve bundan rahatsız olan mahalle sakinleri. Aklıma geldikçe nasıl olabilir diyorum!
 Nasıl nasıl? Bu kadar vicdansız olamayız. Hayvanları sahiplenip bakamayacağımızı anlayınca sokaklara salamayız.
Hayvanları hediye edemeyiz.
 Etmemeliyiz. 
Hayvan bakmak demek çocuğunla ilgilenir gibi onunla ilgilenmek demek.Ona sevgi gösterip ona bakmak demek. Bu sorumluluğu üstlenecek cesaret  varsa buyurun dünyadaki bütün hayvanlar sizin. Alın kucağınıza sevin, öpün, koklayın, doyurun ama vicdansızca sokaklara bırakmayın. 
Sahiplendirin.
İnsanın fıtratında olan gördüğü her yere beton yığma hırsı dünyayı insanlar içinde, hayvanlar içinde, bitkiler içinde yaşanmaz hale getirdi. Ortalıkta gezen sokağa bırakılmış köpekler, kediler..
Bunun kışını düşünün sokaklarda yiyecek vs. bulmak zor. 
Barınmak zor. Kısacası hayatta kalmak zor.
Artık insanlığımızla yüzleşmemiz gerek!
Dedem ben daha çocukken kedilerle alakalı bu olayı anlatmıştı.
Rivayete göre peygamber efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v) kedisinin adı Müezza'dır. Yine rivayete göre peygamber efendimiz giysisi üzerinde uyuya kalan Müezza'yı rahatsız etmemek için giysisini keserek kalktığını biliyoruz.
Böyle bir peygamberin ümmetiyken hayvanlardan nasıl rahatsız olur hale geldik?
Çevresindeki canlıları seven, koruyan nesiller yetiştirelim. Onların dilleri yok dertlerini anlatsınlar. Biz anlayalım. 


Okuduğunuz için teşekkürler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrinizi belirttiğiniz için teşekkürler!

Sevgilerimle.