29 Mart 2017 Çarşamba

Kolu Kesilsin





Soğuk ve karlı bir günde sokak lambalarının altında yürüyüş yaptığımız bir gün işte konu nereden geldiyse bu konuya geldi. Daha önce duymamıştım hiç. 
Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul'un ilk Kadısı Hızır Bey arasında geçen bir olay. 


Fatih camisinin inşası için Mimar Atik Sinan'a emir verir heybetli bir cami inşası için. Bir süre sonra gidip caminin inşasını gözüyle görmek ister. Camiyi gelip görünce istediği gibi olmadığını, ölçülerde hata olduğunu, kubbesinin Ayasofya'dan büyük olmadığını anlar. Emir verir Mimar Atik Sinan'ın eli kesilir.

Eli kesildikten sonra mesleğini icra edemeyen Mimar Atik Sinan Fatih'i mahkemelik eder. Kadı Hızır Beye gider. Kadı Osmanlının adaletini simgeleyen Kadı Hızır Bey'in gönlünde yalnızca Allah korkusu vardır.

Mahkeme günü Fatih duruşmaya gelir. Fatih emrinde çalışanı mahkemeye vermeden cezalandırmış ve suçlu bulunmuştur.

Mimarın eli nasıl kesildiyse Fatih Sultan Mehmet'inde aynı şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş.  Mimar cezayı duyunca şikayetini geri çeker ceza para cezasına dönüştürülür. Mimar artık işini icra edemeyeceğinden dolayı ömür boyu maaşa bağlanır. 

Mahkeme bittikten sonra Fatih Sultan Mehmet kadıya dönerek "padişah olduğum için beni kayırıp adaleti yerine getirmeseydin belimdeki kılıçla kafanı uçuracaktım" der. 

Padişahın bu sözü üzerine Kadı Hızır Bey de " sen de ben padişahım diye karşıma gelseydin, kararıma karşı gelseydin altımdaki hançerle ben de seni hançerleyecektim" der.


Evliya Çelebi Seyahatnamesinde böyle anlatmış olayı.
Bana da arkadaşım anlattı. :)


2 yorum:

Fikrinizi belirttiğiniz için teşekkürler!

Sevgilerimle.